Bir gecede kaç kere!..
Geçen hafta karım, “Arkadaşlarımın hepsi Posta okuyolar. Biz neden almıyozş” dedi.. Kırk yıldır sevmelere doyamadığım, dünyalar güzeli karımı kıracak değildim ya… Salim’e, “Yarın sabahtan itibaren bir de Posta gazetesi bırak” dedim… Ve ertesi sabah diğerleriyle birlikte Posta da girmeye başladı evimize… İyi ki de girdi… Vallahi müthiş gazete… Hele sabaha Posta ile başlamak, harika… Bi rahatladım, bi rahatladım… Ne ararsanız var… Köşe yazarı mış.. En kralları… Gerçi kendilerini internet üzerinden okuyordum ama fiziki olarak daha zevkli… Kimler mi varş.. Mehmet Barlas, Mehmet Ali Birand, Rauf Tamer, Yazgülü Aldoğan, Erdoğan Aktaş, Yavuz Kocaömer veeee…. Prof. Dr. Haydar Dümen… Elbette bu saydıklarımın dışında da iyi yazarlar var ama benim en çok ilgimi çekenler bu saydıklarım… “Len oolum bu yaştan sonra Haydar Dümen’le ne işin varş” diye sormayın… Müthiş moral buluyom, onu okurken… Meselâ bu gün, “Sayıya takılıp kalmayın” diyo… Bayıldım… Bayıldım çünkü neredeyse komplekse girecektim… Neden miş.. Yav, benimle yaşıt ve hatta benden yaşça daha ileride, kıçlarının kılları kar beyazına dönüşmüş birçok arkadaşım (elbette erkek olanları) seks güçlerini öyle bi anlatıyolar ki; moralim bozuluyo billahi… İlk başlarda arkadaşların gece sefer sayılarını dinlerken, “gece, çişe kalkış sayısı” olduğunu sanmıştım ama yok… öyle değilmiş… Meğer, “Bir gecede yaptıım kalkış sayısı” derken, cinsel vuruş sayılarından söz ediyolarmış.. Meğer hepsi yalanmış… Meğer hepsi abartıymış… Ben de aynı şeyi yapabilirmişim meselâ… O, kıçlarının kılları un çuvalına batmış erkek arkadaşlarım gibi ben de “üç attım, beş attım” diye anlatabilirmişim… Hiç te sakıncası yokmuş… Aksine iyi gelirmiş.. şimdi yaktım o arkadaşlarımı… Ben attım mı, endazem de yoktur…
Kutup ayısı mısın be oolumş..
Prof. Dümen ile devam edeyim.. Hoca’nın köşesinde okudum… 22 yaşında bir delikanlı, “bir kızın bacağını görsem, ilişkiye giresim geliyo. Cinselliği çok seviyom. Hocam, geneleve verdiğim parayla araba alırdım. Bu huyumdan vazgeçmem için ne yapmam gerekirş” diye akıl danışıyo… Hoca ne ders mi veriyoş.. Kısaca anlatayım… “Aman oolum geneleve gitmekten sakın vazgeçme. Sen ve senin gibiler olmasa binlerce kadın işsiz kalır, kerhanelerin kapısına kilit vurulur” gibi bi şeyler söyledikten sonra; belli ki işi gırgıra alıyo.. Delikanlıya, “memuriyeti bırak, git genelevde çalış. Paran da cebinde kalır, otomobil bile alırsın” diyo… Bence de iyi fikir… İyi fikir de; sermaye olarak değerlendirilen kadınların, başka iş yapamama olasılıı da çok yüksek… Delikanlıdan, müşteri kabule sıra gelmez… Bana gelince… O mektup bana gelseydi, kutup ayısı cinsi delikanlıya; “Len oolum” derdim.. “Benden sana tavsiye, politikacı olma da ne olursan ol… Politikacılarımız yıllardır bi tek kulaklarımızın arkasına ulaşamamışlardı, ama sende bu hız varken oraları da delik deşik olur valla…”
Seksshop…
Posta’nın oncu sayfası seksshop gibi… Ne ararsanız var derde devadan gayrı… Erkekler genellikle penislerini büyütmek istiyolar… Ulan pes be… Erekliği, penis büyüklüğü ve birkaç saat içinde üç-beş kere belini getirmek olarak algılayan bir millet te ancak bu kadar gelişebiliyo… Bilhassa erkeklerin bel altı nahiyelerini çalıştırmaktan omuz üstü bölgesinde, adına “baş” denilen ve içinde “Beyin” adı verilen gri hücreye sahip kısmı çalıştırmaya belli ki vakitleri kalmıyo… Türk erkeklerinin geneli belli ki, omuz üstündeki kafayı kullanacağına, bel altındaki kafayı kullanmayı yeğliyo… Yav kimseye “düzüşmeyin” dediğim yok ama biraz da kafayı çalıştırmaya, bir tür mal ve hizmet üretmeye vakit ayırın yani… Reha Muhtar Aşıkmış..
Posta’nın birinci sayfa haberine göre Reha Muhtar, Haluk Karadağlı’nın eks sevgilisi Deniz Uğur’a aşıkmış… Yuh be… Vallahi olmaz, billahi olmaz… Bu nasıl şey öyle yavş.. Muhtar’ın kaçıncı aşkı buş.. Prostatlı penis işemesi gibi; kesik kesik aralıklarla aşık mı olunurş.. Ona aşk falan denmez olsa olsa, prostat türü ilişki denir…
Not: Karım, Posta’yı sadece iki gün okudu. üçüncü gün “Bi daha Posta almayalım istersen ha” dedi… Ama şimdi de ben vazgeçmiyom Posta’dan... Posta koyamasak bile, Posta okuyoz yani sizin anlayacaanız… Ve bu makaleler, Posta'yı son yorumlayışım da olmayacak... Memduh Bayraktaroğlu
14.01.2008
|
GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/807
|