Sıkı para politikaları “Kortizonla Tedavi” gibidir... ölçüyü iyi tutturursanız mükemmel sonuçlar verir… Aşırı gittiğinizde ise bedeni perişan eder... 2003 yılından itibaren Ak Parti Hükümeti, IMF’in de desteği ile sıkı para politikası yerine, mali disiplini ön plânda tutup, para politikalarını gevşetti... İyi de yaptı çünkü… Bulutla, şimşek arasında bire bir ilinti vardır ama enflasyonla, piyasadaki para miktarı arasındaki ilişki bire bir değildir... Yüksek para arzı enflasyonu yükselten sebeplerden biridir sadece... Enflasyonun en yakın ilişkisi, para değil, gelir arzı ile ilgilidir.. örneğin; bir ekonomide üretim de gelir kadar artarsa enflasyon olmaz... Fiyat dengesi devam eder... Gelir (talep), tüketimin fonksiyonudur... üretim (Arz) ise fiyatın fonksiyonudur… Gelir ve tüketim arasında doğru orantı vardır: Gelir artarsa, tüketim de artar... Gelir eksilirse, tüketim eksilir... üretim ile fiyat arasında ise ters orantı vardır: Mal veya hizmet üretimi (arz) artarsa fiyatlar düşer.. Mal veya hizmet üretimi (arz) düşerse, fiyatlar yükselir… şimdi bir de şöyle bakalım: Gelirler artarak tüketimi tahrik eder ve fakat buna karşılık mal ve hizmet üretimi de aynı oranda artarsa, fiyatlar genel dengesini korur... Gelirler artarak tüketimi tahrik ederse ve fakat buna karşılık mal ve hizmet üretimi aynı kalır veya düşerse fiyatlar yükselir... Yani; mal ve hizmet üretimini görmezden gelerek sadece piyasadaki para miktarını ve mevcut paranın devir hızını dikkate alarak enflasyonla mücadele etmek; sosyal yaralara, ahlaki çöküntülere sebep olmaktadır... Hiç kimse, Türkiye’deki ahlâkın, sıkı para politikaları uygulanmadan önceki kadar sağlam olduğunu iddia edemez... Ahlâk derken amacımız cinsel ahlâkı anlatmak değil sadece... Ahlâkın her türlüsünü... şimdi geleyim 2008’e… Ak Parti Hükümeti eğer son günlerde yaptıkları siyasal hatalardan vazgeçer, din tüccarlığını bir süre için bile olsa unutursa, 2008’i kazasız belâsız aşar... Kazasız belâsız bir 2008 için ise elbette para politikasını gevşetmeye devam... Bunu yaparken mali politikalarda sıkı bir denetim ve disiplinden ise asla vazgeçmek yok... İktisat hocamız Ord. Prof. Ekrem özelmas, “ehemini mühimine tercih edin” derdi bize... Gençler anlamaz ama benim kuşak bunun ne anlama geldiğini bilir... Gençler için günümüz Türkçesiyle söyleyeyim: “Daha önemli olanı, önemli olana yeğleyin” Türkiye ekonomisi için en büyük tehlike; büyümede meydana gelebilecek dramatik düşüşlerdir... Büyümedeki dramatik düşüşlerin üretimi olumsuz etkilememesi mümkün müş. üretim düşünce ne olacakş. Yeniden sıkı para politikaları başlayacak.. Yani; hem mal ve hizmetlerin fiyatları pahalanacak ki halk tüketmesin… Hem de faizler yükseltilecek ki, tüketici kredi kullanmaktan uzak dursun... Sonuçş.. Stagflasyon... Hem durgunluk, hem enflasyon yani... Bakınız… KAPALI EKONOMİ ve KARşILIKSIZ PARA basmanın hüner sayıldığı dönemlerde, enflasyon artıyordu çünkü üretim yönünde hiçbir gelişme olmazken, suni gelir artışlarıyla (taban fiyat, sendikaların düşüncesizliği) halkın satın alma gücü sürekli yükseltiliyordu... Ne Türkiye o günün Türkiye’si, ne dünya o günün dünyası... Hâsılı... Hükümet, ekonomide panik yapmadan, ekonomiyi büyütmeye, küresel sermayeyi çekmeye devam etmeli... Aman ha!.. Sakın ola, “Küresel sermaye Türkiye’nin düzeninin lâik olup olmayacağı ile ilgilenmez” diye düşünmeyin... Fazıl Say gibi daha beş-on etkin ve dünya çapında sanatçı çıkıp ta şikâyete başlarsa sadece ekonomi değil, Hükümet te yerinde duramaz... Fazıl Say’larla kavga etmeye değil, onları anlamaya çalışmak gerekir... çünkü Ak Parti’nin gerçek oyu % 14’ü geçmez. Geri kalan % 33 oy, benim gibi gerçek liberal ve lâiklerindir… Benim oyum Ak Parti’ye ödünç verilen milyonlarca oydan biridir… Ekonomi ve AB yolunda disiplinli devam yerine yozlaşmayı sürdürürlerse o oyları bir daha asla göremezler... Seçimlerden önce söylemiştim: “Oyum Ak Parti’ye ama ödünç…” Yarın seçim olsa oyumu Ak Parti’ye vermem ancak…
Seçimden önceki uzlaşmacı tutumlarına dönerler, bağnazlıktan ve din istismarından vazgeçerlerse desteğe devam…Memduh Bayraktaroğlu
24.12.2007
|
GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/629
|