Bernard Shaw





“Dürüst insan her zaman gerçeği söyler, akıllı insan ise yalnız zamanında”

                          Bernard Shaw



Yazar ile iletişim kur

Kategoriler
Siyaset
Ekonomi
Sinema
Tiyatro
Opera
Futbol

En son yazılar
Ağar ve Agarta…
[16/07 03:41AM]

Ciddiyet!..
[13/07 09:53AM]

Kıssalardan hisseler…
[04/07 03:59AM]

Bu kadar da olmaz ki...
[03/07 04:33AM]

Sivil siyasetin 12 Eylül’ü…
[01/07 06:47AM]



Fotoğraf albümleri

Kitaplarım
Sistem de Çöktü İnsan da Çöktü. Memduh Bayraktaroğlu. Truva Yayınları. 428 sayfa
Sahte Melekler - Hortumcuzadeler. Memduh Bayraktaroğlu. Truva Yayınları. 420 Sayfa
Diyet mi?. Niyet mi?. Memduh Bayraktaroğlu. Marka Yayınları. 186 sayfa
Kürtlerle Dans. Memduh Bayraktaroğlu. Marka Yayınları. 384 sayfa
Derin Kıyamet. Memduh Bayraktaroğlu. Arkaplan. 628 sayfa
Çillerli Yıllarım. Memduh Bayraktaroğlu. Marka Yayınları. 446 sayfa





[16/07 03:41AM]
Ağar ve Agarta…
Ağar ve Agarta…
Komplo Teorilerinin havada uçuştuğu bir medya dünyasında bir tane de ben attırsam ne olur?..
Hiçbir şey olmaz herhalde…
Hele böylesine mütevazı bir blogda kaynar gider…
O halde başlayayım…
AKP iktidarından kurtulmaya çalışan radikal milliyetçi, özelleştirme ve AB karşıtı çevreler, bunun bir askeri darbe ile olamayacağını görürler…
O halde tek yol seçim sandıklarıdır…
Seçim sandıkları ise yoksulluk sınırı altında, günlük 2,5 YTL gelirle yaşamaya çalışan, bu günkü dünyada refahı yaşamaktan çok, öbür dünyadaki cenneti tercih eden milyonların işgali altındadır…
Sandığa atılan her iki oydan biri; ahiret yaşamını, dünya yaşamına tercih eden fukaralara aittir…
Bu fukaraları çekebilecek özellikte bir ikinci Tayyip yoktur…
Bulunamamaktadır…
Deniz her ne kadar her ramazan oruç tutmakta ve her Cuma namazını mutlaka eda etmekteyse de, Tayyip’in yanında adeta Darvin kadar dinsiz, Lenin kadar Komünist kalmaktadır…
Peki, ne yapılmalıdır da fukaralar seçim sandıklarında Tayip yerine daha milliyetçi, daha devletçi, daha fukaracı, daha askerci, daha Asyacı birine oy vermelidirler…
Bir: AKP kapatılmalı…
İki: Tayip siyasi yasaklı olmalı…
Üç: Tayip’in dini ve beşeri nosyonlarına sahip ama Kürt sorunu konusunda daha muhafazakâr, AB’ye daha mesafeli, Rus-İran-Çin üçgeninde olmaya hevesli biri bulunmalı…
Dört: Halk AKP’nin kapkaççı, müfteri, milliyetçileri hapseden bir parti olduğuna inanmalı… Hemen devreye tıfıl, deneyimsiz, dini bütün ama Bulgaristan geçmişi olduğu için hafif Sol kokan bir savcı sokulmalı…
O savcı öyle bir iddianame hazırlamalı ki, Tayyip o iddianameyi savunurken bir yandan da milliyetçi-muhafazakâr düşmanı bir tavır sergilemeli…
Buyurun bakalım şimdi işte o oluyor…
Önce; bağırtılar, çağırtılar, darbe günlükleri…
Genelkurmay başkanı tarafından azarlanınca yüzü kızaran, dili tutulan jandarma genel komutanları…
Ve “büyük bir darbeden hükümet bizi son anda kurtardı” duaları…
Ve nınınınnnn…..
Açıklanan kısmi bir iddianame…
Aaaaa….
O da ne?...
Darbe günlükleri yok…
Neden yok?..
Dedim ya…
Savcının amacı “fos” çıkacak bir iddianame hazırlarken, o uzun süreçte iktidar partisini de oyununun içine çekmek…
Birinci ayak felâket…
“Günlük” dediğiniz ne ki…
Herkes tarafından her zaman tutulabilecek tek yönlü bir hatıra defteri…
İsterseniz cumhurbaşkanının darbeci, eşinin lezbiyen olduğunu bile yazabilirsiniz…
Elinizin ve dilinizin kemiği mi var?..
Gelelim iddianameye alınanlara…
Terör örgütü var ama örgütün lideri ve finansörü yok…
İddianameye göre finansör olanı da cezaevinde öldü…
Cenazesini belediye kaldırdı…
Finansörün kendi cenazesini kaldırmaya üç kuruşluk finansı yok…
Ama finansör olarak bilgisine başvurulmayan Hüsnü Özyeğin’in yanında 6 yıl çalışan Veli Küçük terör örgütü liderlerinden olduğu iddiasıyla cezaevinde…
Pardon…
Revirde…
Nasıl örgütse; içinde sağlam adam yok…
Kimisinin tansiyonu yüksek…
Kimisi şeker hastası…
Kimisinin yaşlılıktan prostatı patlamış…
Kimisi ciğerlerini yemiş…
İşin en kötüsü örgütün lideri de yok…
Herkes kendi başına çalışıyor…
Gelelim Agarta’nın tarihçesine…
Osmanlı tarihinde ilk operasyonları Cem Sultan’la ilgiliymiş…
Cem Sultan’ı, Venedikli tacirlere Agarta teslim edip karşılığında Magarta (ne olduğu araştırılıyormuş) almış…
Anasır-ı İttihad kanununun çıkmasını engelleyemeyen Abdülhamit’i 31 Mart (13 Nisan 1909’da) tahttan indiren de yine Agarta örgütüymüş…
Son aldığım bilgilere göre Ağar’ın örgütün lideri olma iddiası ön plana çıkıyor…
Yine iddialara göre, Ağar’ın babası Zülfü amca soyadını, Agarta isimli örgütten almış…
Tek yaptığı “G”’yi ymuşatmak, sonundaki “ta”yı atmak olmuş…
Bu nedenle Agathta (Meğer asıl adı Agarta Kereste imiş) Cristie’nin ve Zülfü Ağar’ın gıyaplarında (Öbür dünyada meleklerin ifade almaları için Zekeriya Öz'ün fezleke çıkardığı ileri sürülüyor. Günün belirli saatlerinde tespih çekiş sebebi oymuş) yargılanmaları bekleniyormuş…
Ve tabii İlhan Selçuk’un bir gece koşarak geldiği; bombayı Cumhuriyet Gazetesi’nin bahçesine atıp kaçtığı da iddialar arasında yer alıyor…
Mustafa Balbay mı?..
Aslında Mustafa, kendini gizlemeyi başaran darbeci ve muvazzaf bir Albaymış…
Asıl adı Bülent Albay’mış…
Ama gazetede noktayı kullanmayıp doğrudan Balbay soyadını kullanıyormuş ki kimse anlamasın… (ilk adına dikkat! Mustafa... Tipik anarşist adı)…
Zaman zaman kelimelerle oynaması da işte o yüzdenmiş…
Şifreli konuşuyormuş…
Meselâ “Paparayı yedik” derken aslında “Parayı götürdük” demek istiyormuş…
Eğer birisine “Kakavan” diyorsa, “Avantamızı vermedi hayvan” mesajı gönderiyormuş…
Perinçek de Sedat Peker’le yurt dışında buluşmuş…
2004 yılı Haziran ayı olmalıymış
Peker o sırada her he kadar Kandıra cezaevinde görünüyorsa da Ergenekon (pardon Agarta) Peker’i cezaevinden kaçırıp yurt dışına çıkarmış…
Perinçek ile görüştürüp yeniden getirmiş, hücreye tıkmış…
Yaaa…
İşte böyle…
Sonunda ne mi olacak?..
Sonunda örgüt falan olmadığı anlaşılacak…
Bu arada olan Tayyip’e olacak…
Abdüllatif kardeş yerini alacak (İşte burası henüz planlanmış değil)…
Veeee….
Bütün bu işleri kotaran Savcı yeni hükümet tarafından dışarıdan Adalet Bakanlığına getirilecek(miş)
Neden gülüyorsunuz?..
Burası Türkiye…
Bütün bunlar olmaz mı yani?..
Beş parasız adamı finansör diye tutuklayıp cezaevinde öldüren bir ülkede bunlardan da beteri olur…
Lidersiz, finansörsüz çete olduğu ileri sürülen bir ülkede her şey olur…
Her şey…

Memduh Bayraktaroğlu

16.07.2008


Geri İzlemeler

GERİ İZLEME URL'si: http://www.blogsever.com/trackback/2534

Yorum

Bir yorum gönder
İsim:


E-posta:


Başlık:


Yorum:

Kod:



powered by blogsever.com